Yeni Normalimiz Ne? Rakamlar ve Alışkanlıklar


Sezai Mertadam

Sezai Mertadam

Okunma 21 Mayıs 2020, 13:09

Tarihte 2020 yılı denilince akla ilk gelecek şey; Koronavirüs olacak kuşkusuz. Ocak ayından itibaren tüm dünyanın gündeminde olan bu salgın hastalığın önce adı sonra da kendisi her ülkeye girdi. Mayıs ayının sonuna yaklaşırken karantina ve izolasyonla geçen bir 3-4 aylık süreci de geride bırakıyoruz. Şimdi ise bu sürecin sona ermesi için “Normalleşme” adı altında yeni bir süreçten söz ediliyor. Peki Koronavirüs sonrası normalleşme dediğimizde hangi normalden bahsedebiliriz? Bugüne kadar Koronavirüs Covid-19 sayıları, istatistikleri bize ne ifade ediyor? Karantina, izolasyon, pandemi, salgın aslında ne demek, gelin hepsini hızlıca bir gözden geçirip yeni normalimizin ne olacağı üzerine bir akıl yürütme yapalım.

Koronavirüs Kavramlarını Yeniden Hatırlayalım

Yaşadığımız salgında sözü geçen virüsün adı Covid-19. Yaşanılan sürece ise pandemi deniliyor. Covid-19 adı nereden geliyor ve pandemi ne demek? Koronavirüs’ün İngilizcesi olan Corona kelimesinin başı “co” virüsün İngilizcesi olan Virus kelimesinden “Vi” ve hastalık anlamına gelen “Disease” kelimesinin “d” harfi ile hastalığın ortaya çıktığı 2019 yılına atıfla 19 ibaresi kullanıldı. Yani, 2019 koronavirüs hastalığı anlamına gelen Covid-19, bu isimle ileriki zamanlarda da yine koronavirüs ailesinden başka virüslerin de ortaya çıkabileceğinin de haberini veriyor. Koronavirüs, bir virüs ailesi ve daha önce yaşanan SARS ile MERS salgınlarının virüsleri de bu aileden. Pandemi ise dünya genelinde yaşanan salgın hastalıklara verilen isim. Covid -19 ile pandemiyi yan yana koyduğumuzda dünya genelinde tüm insanları tehdit eden virütik bir problemin ne ilk ne de son olacağını ve bunun da herkesin kabul ettiği yaşam alışkanlıkları ile algılarını ortadan kaldıran ciddi bir durum olduğunu anlayabiliyoruz.

Karantina kelimesi ise İtalyanca 40 anlamına gelen “quaranta” kelimesinden türemiş. 15. Yüzyılda Avrupa’nın en önemli ticaret limanı olan Venedik’te veba riski yükselmiş ve insanların izole edildiği, Rizzi adası denilen bir adada yalıtılmış hastane kurulmuş. Bu adada on binlerce kişi ölmüş ama bu şekilde Venedik kenti de korunmuş. Veba devam edince riskli bölgelerden limana gelen gemilere limana yanaşmadan önce 40 gün bekleme kuralı konmuş ve buna da İtalyanca 40 anlamındaki Quaranta kelimesinden Qurantino denilmiş. Bundan önce bu kural 30 günmüş ve ona da İtalyanca 30 anlamına gelen Trenta kelimesinden Trentino deniliyormuş. Yani karantina ile izolasyon birbirine yakın durumlar ama tabi 40 gün diye kati bir kural yok, hastalığın ve hastanın durumuna göre bu süre değişiyor. İnsandan insana temas ve solunumla bulaşan, tüm dünyayı tehdit eden, henüz aşısı ve kesinleşmiş tedavi metotları olmayan ve devamının gelme ihtimali olan bu virüse karşı nasıl normalleşeceğiz?

Koronavirüs Normalleri 

Devletlerin açıklamalarına göre; Virüs kontrol altına alınmaya başlandı ve önlemler alarak normalleşme sürecine geçebiliriz. O zaman önce rakamlara bakalım. Bu arada burada kullandığım rakam kelimesi, Arapça Rakkam yani nicelik, miktar kelimesinden geliyor. 0’dan 9’a kadar olan sayılara da rakam denilir ancak o rakam işaret anlamı taşır. Sıkça karıştırılan bir konu olduğu için yeri gelmişken belirtmek istedim. Evet, 2020 Mayıs ortası itibariyle Covid-19 rakamlarına baktığımızda 4,5 Milyon kişide enfeksiyona rastlanmış ve toplam 303 bin kişi de bu hastalık nedeniyle ya da etkisiyle ölmüş. Tıp çevrelerinin tespit edilen vaka sayısının 10 katını esas alma gibi bir yaklaşımı oluyor. Buradan hareketle 4,5 Milyonu 10’la çarpsak 45 – 50 Milyon kişinin enfekte olduğunu varsaysak bu rakam dünyanın %1’i bile etmiyor. Yani dünyanın %1’inin bile etkilenmediği bir salgın hastalık, tüm dünya ekonomisi ile sosyolojisini alt-üst etmiş durumda. Bu durumda normalleşme algısını yeniden düşünmenin tam zamanıdır.

Yeni Normal Dönem Kalıcı Olacak

Bugüne kadar uygulanan karantina önlemlerinin, ülke devletlerinin kurduğu sağlık sistemlerinin çökmemesi için olduğunu öncelikle not edelim. Çünkü bugünün modern sisteminde vergisini veren yurttaşın devletten sağlık hizmeti alabilmesi ya da ilave ödemelerle (özel sigorta, özel hastane) sağlık hizmeti temin edebilmesi gerekiyor. Ölümcül risk taşıyan salgın bir hastalık nedeniyle insanların aynı anda tedavi talebini karşılayamamaları halinde sistemler çöker. Dolayısıyla bugüne kadar olan süreç, insanlardan çok sistemleri korudu. Yukarıda verdiğim rakamlar ve çizmeye çalıştığım tablo ise bundan sonraki süreçte insanların halen risk altında olduğunu ve bu riskin ilk halinden farksız bir şekilde yerini koruduğunu gösteriyor.

Bu nedenle pandemi sürecinde edinilen evden – uzaktan çalışma, sosyal mesafe, zorunlu olmadıkça yurt içi-dışı seyahat edilmemesi, temel hijyen önlemlerinin sıkı tutulması ve en önemlisi de olağanüstü ekonomik koşulların akıldan çıkarılmaması gerekiyor. Virüsün tamamen ortadan kalkması, yok olup gitmesi gibi bilim dışı beklentilere girmeye gerek yok. Dünya Sağlık Örgütü ve saygın bilimsel kuruluşlar, aşının/ aşıların kesin olarak bulunup yeterli dozaja ulaşmasının 2020’de mümkün olmadığını defalarca açıkladılar. Aşı olmadan kitle bağışıklığı sağlanması da ancak bulaş hızının artması ile mümkün ama bu da bugüne kadar alınan tedbirlerle zaten önlenmeye çalışıldı.

Dünyayı Kim Değiştirebilir?

Ekonomi çarklarının bir an önce dönmesi ihtiyacıyla başlatılan “Normalleşme” sürecini siz eski normal olarak görmeyin. Bugün elimizde olan tek şey tecrübe. Bu tecrübe de; son 3 aydır yaşadıklarımız. Çalışma hayatımızdan, sosyalliğimize, kişisel zevklerimizden harcamalarımıza kadar koronavirüs normalleri ile kendimizi idame ettirecek sorumluluğa sahip olmamız gerekiyor. Dünya değişecekse bunu devlet yöneticilerinin kararları değil bilinçli bireylerin oluşturduğu toplumların karar ve talepleri değiştirir. Yeni normale göre pozisyon alma ve öğrenme zamanı!

Sezai Mertadam

15.05.2020

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.